Bu gün bir bebek daha doğdu. Dünyayla tanıştı.
Acı tatlı günlerle büyüdü büyüdü. Derken küçücük birini sevdi. Daha önceleri de sevmişti ama bu bambaşka bir dünyaydı onun için. İkisi de birer uçurtma misali yavaş yavaş maviliklere yükselip rüzgârla dans etmeye başladılar. Müthiş bir gösteriydi bu. Bir süre sonra rüzgar sertleşti bir oraya bir buraya savrulmaya başladılar. Büyük uçurtma canının yandığını fark etmişti ve yere inmek istiyordu ama küçük uçurtma canı yansa da uçmak..uçmak istiyordu. Bir ara büyük uçurtma yere inmeyi başardı. Hırpalanmıştı, yürüyecek mecali kalmamıştı ama azimliydi. Çünkü daha yapacak ve yaşayacak çok şey olduğunu düşünüyordu. Küçük uçurtma gökyüzünde hâlâ savrulurken, onun da yere inmesi için dua ediyordu. Çünkü onu çok sevmiş,çok şey paylaşmış,kanına canına karışmıştı. Beraber yürümek istiyordu uçmak değil. Ama küçük uçurtma hala rüzgâra kafa tutuyor,her seferinde bir yerleri parçalanıyordu. Sonunda Büyük uçurtma yürümeye devam etti gökyüzüne bakarak. Küçük uçurtma mı? Büyük uçurtmanın oralarda olduğunu sanarak ve parçalanarak uçmaya devam etti durdu.
29.05.2001
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder